Pandeminin getirdiği bir farkındalıkla beraber, son bir kaç yıldır, sürdürülebilirlik, iklim krizi, sera gazı gibi kavramlara fazlaca maruz kalıyoruz. Çeşitli medya organlarında sürekli bu minvalde yayınlar yapılıyor, markaların pazarlama stratejileri bile sürdürülebilirlik üzerinden ilerliyor. Peki bu terimlerin bu kadar gündeme gelmesi, iklim krizine karşı insanlık olarak çözüme yakın olduğumuzun habercisi olabilir mi?
Bu soruyu cevaplamadan önce, biz yine de bir tanım yapalım. Nedir bu İklim değişikliği ya da Küresel ısınma? Karbondioksit gibi ısıyı tutan gazların atmosferde artmasıyla oluşan ve atmosfere salınan sera gazlarının neden olduğu düşünülen sera etkisinin sonucunda, Dünya üzerinde yıl boyunca kara, deniz ve havada ölçülen ortalama sıcaklıkların artması nedeniyle dünyanın ikliminin değişmesidir. Günümüzde iklim bilimciler küresel ısınma konusunda hemfikirdirler.(1) Geçmişe gidip konunun ilk gündeme geldiği döneme bir göz gezdirelim isterseniz. 1980 öncesi, iklim bilimciler, küresel anlamda bir ısınma olduğunu gözlemliyorlar ama buna sebep olan şeyin tam olarak ne olduğu konusunda hem fikir değiller. Bilinen bir şey var ki o da bu ısınmanın sebebinin insan kaynaklı olduğu. NASA iklim bilimcisi James Hansen’in 1988’de ABD Senatosunda bu ifadeyi kullanmasıyla birlikte ‘küresel ısınma’ ifadesi medya tarafından benimseniyor ve oldukça popüler bir ifade haline geliyor. (2)Konunun popülerleşmesi aynı zamanda konunun politikleşmesine de sebep oluyor. Yani gerçek anlamda çözüme dair adımlar atılması yerine, haber manşetlerini süslemekle kalıyor mesele. Tüm Dünyanın ortak meselesi olan bu konuda atılmış en somut adım ise şüphesiz Paris İklim Anlaşması.191 ülke bu sözleşmeye imza atmış ve sıcaklık artışını 2 derecenin altında tutmak hedefinde hemfikir olmuşlardır. (3)
Peki, başlıca sera gazları olan karbondioksit, metan ve diazot monoksit atmosferik konsantrasyonların kaynakları nelerdir? Birincisi fosil yakıt (kömür, petrol,doğal gaz) kullanımı, ikincisi ise arazi kullanımından (ormansızlaşma, tarım,vb.) kaynaklanan emisyonlar.(1) İnsan nüfusu hızla artıyor ve buna bağlı olarak da tüketim de artmakta. Tarım alanları giderek yerleşim yerlerine dönüşüyor ve de yoğun tarım uygulamaları yüzünden toprak verimi düşüyor.
Makalemizin odak noktası ise tarımsal kaynaklı sorunlara bir çözüm önerisi sunmak. Yani tarımda ne gibi yenilikler yaparsak iklim krizinin doğurmuş olduğu bu can sıkıcı problemlere karşı bir çözüm üretmiş oluruz. Bir taşla iki kuş vurmak deyimini hepimiz biliriz, entegre tarım sistemleri de en basit ifadeyle budur aslında. Daha resmi bir tanımında ise, entegre tarım sistemleri, birden fazla tarım işletmesinin etkileşimde bulunduğu sistemlerdir. Bu sistemler, bir bileşenden gelen atık, başka bir bileşen için girdi olarak kullanılacak şekilde tasarlanmıştır. Bu sistemler arasında karşılıklı bağımlılık ve esneklik mevcuttur.(Özçınar, 2021) Konunun daha iyi anlaşılması için somut örneklere göz atalım. Ben organik tarım yöntemleriyle tarım yapmaya çalışan bir ziraat mühendisliği öğrencisiyim. Öğrendiklerimi bir tarlada uygulamak istedim ama bir tarlamız yoktu. Diğer yandan küçük bir zeytinliğimiz ve zeytin ağaçları arasında da boşluklar vardı. Kimsede böyle bir uygulama görmemiştim ama zeytinliğe organik bir bostan yapmaya karar verdim. Köylünün şaşkın bakışları altında domates, biber patlıcan ve dahi pek çok şeyi diktim ve gerektikçe suladım. Yaz çok kurak geçti ama benim bahçem ağaçların gölgeleri sayesinde kavurucu sıcaktan korunmuşlardı. Ve üstelik ben bahçemi sularken zeytin ağaçlarımı da sulamış oldum. Zeytinlerim çok güzel geliştiler ve yağ oranları da oldukça güzel oldu. Kaliforniya State Üniversitesi Profesörü olan
Mr Lee hocam bahçemi gezdi ve yöntemimi onayladı da. Bu olay bize gösteriyor ki meyve bahçelerine bostan yaparak ortak sulamayla su tasarrufu yaparken, yüksek verim almak da mümkün.
Çin ve Hindistan gibi nüfus yoğunluğu çok yüksek, ekilebilir tarım alanı kısıtlı ülkeler, entegre tarım sistemleri konusunda oldukça gelişmiş. Balık-atık-bitki entegre sistemi yani akuakültür olarak da bildiğimiz sistem, Çin’de en eski ve en çok tercih edilen yöntemlerden biri.(5) Balık
havuzlarının kenarlarına bitkiler ekilerek balık dışkısının karıştığı, zengin mineralli suda bitki yetiştirilmesi yöntemidir. Bu yöntem için seçilen bitkiler, balıklar tarafından tercih edilen, besleyici değeri yüksek, hastalıklara dayanıklı, sağlam köklü bitkiler olmalıdır. Arpa, çavdar otu, pirinç, mısır gibi bitkiler bunun için uygundur. Bu yöntemle aynı alan içinde hem balıkları yetiştirip hem de bitkilerinizi yetiştirmiş olursunuz. Bitkilerin bir kısmıyla balıklar beslenirken, balıkların dışkısıyla bitkilerinizin ihtiyacı olan besin elementlerini karşılamış oluyorsunuz. Böylelikle atıklar da değerlenmiş oluyorlar. Üstelik bitkilerin kökleri suya filtre uyguladığı için de balıkların kullandığı suyun temiz kalması sağlanıyor.(5)


Bu bahsettiğimiz ikili sistemin dışında üçlü, dörtlü sistemler de var. Balık-atık-ördek sisteminden bahsedelim(8). Balıklarınızın yaşam alanı olan bir gölet, ördekler için de ideal bir yaşam alanıdır. Bu mantıktan yola çıkarak, balık yetiştirilen göletlerde ördek de yetiştirilebilir ve doğru bir tasarımla bu hayvanların ve kendinizin de ihtiyacı olan bitkilerin de yetiştirilmesi mümkündür. Bu yöntem aslında yeni değil tabii ki, aksine Asya ve Avrupa’da sıkça uygulanmış çok eski bir yöntem hatta doğanın işleyiş şekli de diyebiliriz. 1934 yılında, Alman Bilim insanı Probst’un yaptığı bir çalışmada entegre balık-ördek sisteminin balık verimi arttırdığı ortaya konulmuştur. O tarihlerde, Macaristan, Çin, Doğu Almanya gibi dünyanın pek çok ülkesinde bu sistem yaygın olarak kullanılmış(8).



Sürdürülebilir tarımdan bahsederken bir örnek de yenilenebilir enerjinin yer aldığı entegre sistemden verelim. Agri-fotovoltaik sistem, agri latincede tarım demek, fotovoltaik ise güneş enerjisinden elektrik elde edilmesi. Evet, her geçen gün kullanımı yaygınlaşan güneş enerjisinin tarım alanlarına entegre edilmesi yöntemidir. Yenilenebilir enerjinin bir handikapı olan ‘alan ihtiyacı’nın bir avantaja dönüştürülmesi de diyebiliriz. Güneş panellerinin gölgesinde kalan alanın tarımsal olarak değerlendirilmesini sağlayan bu yöntem, yer tasarrufu sağlamakla birlikte, bitkilerin yakıcı güneş ışığından korunmasını da sağlıyor.(12)


Bu yöntemin pek çok farklı uygulanış biçimi var.(14) Numaralı görselde de görüldüğü gibi güneş panelleri çit şeklinde yapılıp hem temiz enerji üretilip hem de çit ihtiyacı karşılanıyor. Böylelikle panellerin ihtiyacı olan alandan da verim sağlanmış oluyor. Bu tarz yenilikçi-çevre dostu projelerde Almanya ve İskandinav ülkeleri başı çekerken, ülkemiz de yenilenebilir enerjiye karşı oldukça elverişli ve uygulayıcı pozisyonundadır.
Sanayi tipi tarıma geçmeden önce binlerce yıl insanlar nesillerini entegre yöntemlerle besleyip varlıklarını sürdürdü. Şehirlere yoğun göçler gerçekleşmeden önce nüfus yoğunluğu ağırlıklı olarak kırsaldaydı ve insanlar hayvaları ve bitkilerini yetiştirip bir döngü içerisinde yaşadılar.(15) Tek tip ürün yetiştirilip, hayvan ve bitki tarımının birbirinden ayrılması yönteminin tarihi çok yakın zamana dayanan yeşil devrim olarak da bildiğimiz oldukça yeni bir yöntem. Ve bu yöntem çevremizi hızla tüketiyor. Bir an evvel somut adımlar atmalı ve bu durumu tersine çevirmeliyiz. Entegre tarım sistemleri de bu anlamda oldukça umut verici bir çözüm olarak görünüyor.
Esra Bıçakçı
Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi,
REFERANS:
● (1) Sabancı Üniversitesi, Türkiye için düşük karbonlu kalkınma yolları ve öncelikleri https://web.archive.org/web/20160904121408/http://awsassets.wwftr.panda.org/down loads/20151007_turkiye_icin_duuk_karbonlu_kalknma_yollar_ve_oncelikleri_rapor_1 .pdf
● (2)James Hansen 1988 Senato Konuşması http://history.aip.org/climate/public2.htm
● (3)Paris İklim Anlaşması
https://unfccc.int/resource/docs/2015/cop21/eng/l09r01.pdf
● (4)Özçınar A.B (Ed.) Entegre Tarım Sistemleri ve Çiftçiliğin Geleceği (2021) Ankara:İKSAD Publishing House
● (5)INTRODUCTION OF CHINESE INTEGRATED FISH FARMING AND SOME MAJOR MODELS https://www.fao.org/3/ac264e/AC264E08.htm
● (6) Engre balık-pirinç yetiştiriciliği
https://www.researchgate.net/publication/336144744_Contingent_Valuation_of_Sust ainable_Integrated_Agriculture-Aquaculture_Products_The_Case_of_Rice Fish_Farming_Systems_in_South_Korea/figures?lo=1
● (7) Balık-atık-pirinç sistemi görsel
https://www.agrifarming.in/rice-fish-farming
● (8) Balık-atık-ördek sistemi detaylı anlatım
https://www.fao.org/3/ac264e/AC264E09.htm#ch7.3
● (9) Balık-atık-ördek sistemi görseli
https://www.agrifarming.in/integrated-fish-duck-farming-duck-dropping-as-manure
● (10) Macaristan Akuakültür uygulamaları
http://www.nzdl.org/cgi-bin/library?e=d-00000-00—off-0hdl–00-0—-0-10-0—0— 0direct-10—4——-0-1l–11-en-50—20-about—00-0-1-00-0-0-11—-0-0- &cl=CL1.1&d=HASHb35dbf907ec64c6abd14b3.5.1.3&x=1
● (11) Permakültür Çiftlik görseli
https://www.facebook.com/105851138165362/photos/a.106865141397295/10781408 7969067/?type=3&theater
● (12) Agri-fotovoltaik konusunda detaylı video
https://media.csuchico.edu/media/AgriPhotovoltaics+in+India/1_mt48i87z
● (13)Agri-fotovoltaik görseli
https://www.pv-magazine.com/2020/03/31/a-good-year-for-solar-agrivoltaics-in vineyards/
● (14)Çitlere GES yaparak değerlendirmişler
● (15) Peter B.R. Hazell, The Green Revolution, Intl Food Policy Res Inst, 2009
